Klasik ASP ile Gmail Üzerinden CDO Kullanarak Mail Göndermek

This item was filled under [ Kodlama ]

Klasik ASP ile Gmail üzerinden CDO kullanarak mail göndermek çok kolay. Bunu yapabilmek için elinizde bulunması gereken tek malzeme bir gmail hesabı. Ne yardımcı bir asp component ne de benzeri bir program bu yolla mail göndermek için gerekli değil. Aynı zamanda mail text kısmı HTML desteklemektedir.

İlgili kodu ve ayarlarını aşağıda paylaşıyorum. Kodda değiştirmeniz gereken şeyler “‘lutfen bu alani” doldurun cümlesi bulunan satırlardır.

 

<!–
METADATA
TYPE=”typelib”
UUID=”CD000000-8B95-11D1-82DB-00C04FB1625D”
NAME=”CDO for Windows 2000 Library”
–>

<%

Set cdoConfig = CreateObject(“CDO.Configuration”)

With cdoConfig.Fields
‘.Item(cdoSendUsingMethod) = cdoSendUsingPort
.Item(cdoSendUsingMethod) = 2
.Item(cdoSMTPServer) = “smtp.gmail.com”
.Item(cdoSMTPServerPort) = 587
.Item(cdoSMTPAuthenticate) = 1
.Item(cdoSendUsername) = “email adresi” ‘ lutfen bu alani doldurun
.Item(cdoSendPassword) = “parola” ‘ lutfen bu alani doldurun
.Item(cdoSMTPusessl) = true
.Item(cdoSMTPconnectiontimeout) = 20
.Update
End With

Set cdoMessage = CreateObject(“CDO.Message”)

With cdoMessage
Set .Configuration = cdoConfig
.From = “gonderenin ismi” ‘ lutfen bu alani doldurun
.To = “mailin gidecegi email adresi” ‘ lutfen bu alani doldurun
.Subject = “baslik” ‘ lutfen bu alani doldurun
.BodyPart.Charset = “windows-1254″
.HTMLBody = “mail text” ‘lutfen bu alani doldurun – Bu alan HTML okuyabilir
.Send
End With

%>

Sorularınızı twitterdan (@Lacivert) sorabilirsiniz. İyi kodlar :)

Tagged with: [ , , , , , , ]

Ben Fenerbahçeliyim !

This item was filled under [ Futbol Şiddettir ]

Tagged with: [ ]

Operasyon devam ediyor …

This item was filled under [ Futbol Şiddettir ]

Şike ve Odatv davalarına bakan İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi başkanlığına İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin üye hakimlerinden Mehmet Ekinci atandı.

İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nin başkanı Resul Çakır’ın Yargıtay üyeliğine seçilmesiyle boşalan koltuğa Mehmet Ekinci atandı. Geçtiğimiz yıl İstanbul’daki özel yetkili adliyeye tayin edilen Ekinci, İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde üye hakim olarak görev yapıyordu. Ekinci, şike soruşturması kapsamında operasyonların yapıldığı hafta nöbetçi hakimdi ve tutuklamaların çoğunu yapmıştı. Ekinci, soruşturmada kapsamında Şekip Mosturoğlu, İlhan Ekşioğlu ve Bülent Uygun gibi şüphelilerden 22’si hakkında tutuklama kararı vermişti. İstanbul’dan önce Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi başkanı olan Ekinci, geçen yıl Beşiktaş’taki özel yetkili adliyede görevlendirilmişti.

Not: Resul Çakır, soruşturmada sporda şiddet ve düzensizliğin önlenmesi yasasından önce telefon dinlemelerine izin veren kişidir.

Can Arat’ın özel telefon görüşmesi neden medyaya servis edildi ?

This item was filled under [ Futbol Şiddettir ]

Medyaya servis edilen ek iddianameden sonra, akıl almaz bir özel hayat tecavüzü başladı. Soruşturmayla yakından uzaktan ilgisi olmayan bir çok tape gazetelerde çarşaf çarşaf sergilendi. Aziz Yıldırım’a yapılan itibarsızlaştırma çabası devam ediyordu, Aziz Yıldırım’ın takıma sinirlenip Fenerbahçe’ye küfür etmesinden çok beklenti vardı, ama tutmadı, bu saatten sonra da hiç biri tutmaz. Çünkü, 3 Temmuz’dan beri bir çok şey ne kadar dedikodu olarak geçiyorsa, artık delilleriyle bir o kadar gerçek. Can Arat’ın kız arkadaşıyla yaptığı konuşma tamamen özelken ve soruşturmayla hiç bir alakası yokken neden medyaya servis edildi ? Kimse bizden böyle bir soruşturmaya saygı duymamızı beklemesin.

 

Can Arat - Kız arkadaşıyla konuşuyor - tape

 

İşte bunun için büyüktür Fenerbahçe

This item was filled under [ Futbol Şiddettir ]

Naci Barlas’ın anlatımıyla Fenerbahçe:

Fenerbahçe maçları daima deplasmanda, karşı tarafta oynadığı için bizim gidip seyretme şansımız çok azdı. Çünkü çocuktuk da ve bırakmazlardı da. Maçları parkın ordaki, Yoğurtçu Parkı’nın ordaki polis karakolunun komseri Rıza Baba’dan öğrenirdik. O pencerenin önünde otururdu. O telefon ederdi, Taksim’deki polis karakoluna. O ordan öğrenirdi. Telefonu da manyetolu, telefonu yarım saat telefonu çevirir çevirir, ondan sonra bize derdi ki Fenerbahçe 1-0 galip falan mesela. Biz doğru iskeleye karşılamaya giderdik. Bir defasında iskeleye gittik, Fenerbahçe’yi karşılamaya. Takım gelmedi, vapur geldi takım çıkmadı. Bir vapur daha geldi gene takım çıkmadı. Üçüncü vapurda çıktılar, sorduk niye gelmediniz diye. Taksim’den Kadıköy vapuruna kadar takımı omuzda halk getirmiş. İşte bunun için büyüktür.

Vapur Hareket Etti Haydarpaşa’dan !

This item was filled under [ Futbol Şiddettir ]

Çarşamba gününden başladı heyecanımız. Eskiden kuyruk kavgası olurdu şimdi internetten kime şans düşecek telaşı. Eskiden geceden kuyruğa girenlerin şansı yüksekken şimdi interneti hızlı olanın. Öyle böyle derken aldık biletimizi. Sonradan iptal oldu dediler, sonra öyle birşey yok dediler o ayrı bir yazı konusu o yüzden o konuya çok girmeyeceğim.Maç günü geldi çattı. Sabahtan maça gidemenin üzüntüsüyle kalkmama rağmen stada gidileceği haberi geldi erkenden. Hemen gittik biletimizi bastırdık.

Oradan da çıktıktan sonra Kadıköy’e geçtim. Kadıköyde beni her gören toplanma yerinin neresi olacağını soruyordu. Aceleye gelmiş bir iş olması nedeniyle kimse tam olarak bilgili değildi. O yüzden stada çıktık. Stadta yaklaşık 200 kişilik bir grubu görünce gerçekten moralim bozuldu. Neredeydi diğer insanlar?

Bu sorunun cevabını alamadım şöyle ki; stadtan iskeleye doğru yürümeye başladık. Nasıl olduğunu anlamasam da her metrede sayımız gittikçe artıyordu. İskeleye geldiğimizde sayımız binleri bulmuştu bile. İskelede klasik Beşiktaş taraftarıyla karşılaştık. İskelenin girişine polis bizi sokmazken uzaktan baktığımız yerde hiç Beşiktaşlı yoktu. Ama her vapura çıkan birden delikanlı olup bize küfür edip 8taş atkısı açmaya başlayınca vapura yağan bira şişeleri de olayın kaçınılmaz sonu oldu.

Ve en sonunda vapur geldi ve ” Vapur hareket etti Haydarpaşa’dan son durakta indik biz Kabataş’ta!”

Vapurun içinde yer kargaşası olurken yolculuğun ilk saatlerinde bir turist çiftin yanında buldum kendimi. Şaşkınlıkla bakıyorlardı etraflarına. Yanlarına oturunca İngilizce veya Almanca bilip bilmediğimi sordular ve İngilizce bildiğimi söylediğimde. Bu nedir? Nereye gidiyorsunuz ne var bugün tarzı sorular sordular. Olanları anlattım ve çok şaşırdılar. Hatta fotoğrafları çekerken beraberde fotoğraf çektirmek istediler ve maalesef atkımı onlara hediye etmek zorunda kaldım  Bir an gaza gelip verdik atkıyı ama maçta atkısız kaldık  Neyse sağlık olsun hiç değilse “Devils OF GFB İstanbul” atkımız artık Almanyada dolaşacak.

10 dk’lık turistik gezisinin ardından vapurun tepesine çıktık ve iskele yaklaştıkça coşkumuz arttı, meşalelerimiz yandı, seslerimiz yükseldi ” Geliyoruz! “.

Vapurdan indikten sonra ise orada bizi bekleyen kardeşlerimizle buluşunca sayımız kaç oldu tahmin bile edemiyorum. Ama kimse bana 1600 kişilik bilet vardı filan demesin kimse beni orada 2500 kişiden az olduğunu ikna edemez. Ve yürüyüşümüz başladı iskeleden stada doğru. Beşiktaş’ı inlete inlete yürüdüğümüz yolun ardından stada geldik ve eziyetimiz başladı.

Hepimizi giriş yapacağımız yerin bir blok yanında toplayıp giriş yapacağımız yerle aramıza bir bariyer koydular ve o bariyer de 2 kişinin yan yana ancak geçebileceği bir kapı açtılar. Bilet kontrolü ve üst araması yapılarak oradan giriş yapacağımız yere doğru yürüdük ve asıl eziyet başladı.

Beklemeye başladığımızda yanlış hatırlamıyorsam maçın başlamasına iki veya bir buçuk saat vardı. İlk dakikalar rutin bir bekleme olduğunu düşünsekte zaman ilerledikçe bu işte bir gariplik olduğunu anlayıp yavaş yavaş homurdanmaya başladık. Bu süre zarfında merdivenler ve aşağı kısım tamamen dolmuş herkes iç içe bir durumdaydı.

İçeriye durmadan çevik kuvvet takviyesi yapılıyordu ve çevik kuvvetler direkt olarak merdivene yöneliyordu orada sayısız kargaşa yaşandı ve tabi ki doğal olarak biber gazı ve joblar! Polis sürekli aramızdan geçerek bir hat oluşturmaya çalışsa da her seferinde başarısız oluyordu. Bu sırada ilginç bir olay yaşandı ve bir çevik kuvvet görevlisi telsizini kaybetti. Gelip bize telsizimi gördünüz mü diye sormaya başladı. Bu kadar insanın içinde nasıl bulacaksın telsizi hareket bile edemiyoruz diye bir tepki verdiğim an ” Sen mi aldın lan telsizi mi? ” deyip üzerimi aradı tekrardan. Bir başka olayda ise araya hat çekmeye çalışırken “yavaş ulan” dedi diye yaşı 16 ya da 17 olan bir kardeşimizi tartaklamaya başladı içlerinde birisi. Kardeşimizi yanından çekip küçücük çocuğa n’apıyorsun dediğim de birden insan olduğu aklına geldi ve ellerini birleştirip özür diledi. O da bir şeydir tabii ki.

Artık maç başlamıştı ama biz hala dışarıdaydık. Birden nasıl olduğunu anlamadığım bir şekilde kale kapısını andıran 8taş müzesinin girişi olan kapı açıldı. Ve tabii ki hemen oraya doğru hareketlendik. Nereye gittiğini bilmeden ama birden sahayı görünce coşkumuz arttı ve son yılların belki de tribün tarihinin en iyi baskınlarından birisini gerçekleştirerek sahaya girdik. Hemen sol tarafımızda ki tribünlerin bize nasıl baktığı inanın hala aklımda. Kimse ne olduğunu bile anlamadan tribünde ki yerimizi almaya başladık.

Ve böylece stada girdik. Tribünde ki performansımız ise oldukça iyiydi diye düşünüyorum. İnönüye ilk kez gelenler çarşının nasıl bir fiyasko olduğunu, LİGTV olmasa bir hiç olduklarını ise gayet iyi anlamışlardır diye düşünüyorum. Bütün maç boyunca goller dışında hiçbir beste bağıramayan bir taraftar topluluğu işte. Maç içine fazla değinmeden maçın sonunu da anlatmak istiyorum biraz.

Maç bittikten sonra tribünde ki ve sahada ki ( galibiyet gelmese de deplasmanda yenilmemekte birşeydir) zaferimizi kutladık. Ve belkide o güzel güne yakışan bir olay gerçekleşti o an. Saha kenarında ki foto muhabirlerinden birisi yanımıza gelip bizden bir atkı aldı ve o atkıyla Semih Bahadır maçın karesini çekti!

Maç sonunda ulaşım sorunu da yaşasak onuda bir şekilde çözüp mutlu, yorgun ama gururla evimize döndük. Yazımı bayan taraftarlarımızın dişi kartallara yaptığı kontrayla bitirmek istiyorum. 

Ağzına ruj sokmaya geldik,
Makyajınızı bozmaya geldik,
Saçını başını yolmaya geldik 8taş!

Kaynak: Aydın Katip – 12numara.org

Tagged with: [ , , , ]

Battleground Targets

This item was filled under [ Addon ]

Battleground Targets rated battlegroundların gelmesiyle birlikte önem kazanan addonlardan biri oldu. Bu addonla battlegroundda karşı takımınızın hp barlarını, classlarını ve talent ağaçlarınıtek tek görebilir, kime kaç kişi atak vermiş anlayabilirsiniz. Böylece, rated battleground yaparken hedefi rahatlıkla belirleyebilirsiniz ya da en çok kime atak veriliyorsa ona dönebilirsiniz. Aşağıda bir ekran görüntüsü bulunmakta:

Download etmek için tıklayınız.

Bol honorable killer :)

MSSQL – Trigger ile Log Tutma

This item was filled under [ Kodlama ]

Trigger nedir ?

 

Tetikleyici anlamına gelir. Triggerı yazdığımız tablo üzerinde INSERT, UPDATE veya DELETE işlemlerinden birini yapıldığında trigger devereye girer ve kendine atanmış işlemleri yapmaya başlar. Kısacası trigger tablosunun üzerinde bir işlem yapıldığında yapılması gereken işlemlerdir.

 

Trigger ile nasıl Log tutulur ?

 

Aşağıdaki örnekte trigger ile log tutmayı anlatıyorum. Örneğin Personel adında bir tablomuz var, bu tabloyo kopyalayıp Personel_Log diye ayrı bir tablo oluşturuyoruz. Öncelikle Personel tablosundaki tüm sahaları Personel_Log’da bire bir oluşturuyoruz. Daha sonra Personel_Log’daki ID sahasını LogTable_Id olarak değiştiriyoruz ve tablonun sonuna LogProcess (nvarchar) ve LogDate (datetime) sahalarını ekliyoruz. İsterseniz ayrıyetten auto_increment olarak bir ID sahası oluşturabilirsiniz.

 

Neden bu sahaları oluşturduk veya değiştirdik ?

 

LogTable_Id:  Personel tablosunda bulunan ID o satır için değişmez, ama log tablosunda aynı ID’den bir kaç tane olabilir, o yüzden burada LogTable_Id, Personel_Log tablosunun değil Personel tablosnun ID’si olduğunu gösteriyor.

 

LogProcess: Yapılan işlemin UPDATE mi yoksa DELETE mi olduğunu gösteriyor.

 

LogDate: Yapılan işlemin hangi tarihte yapıldığını gösteriyor.

 

KOD:

 

ALTER TRIGGER [dbo].[Trg_Personel_Log]

ON [dbo].[Personel]

FOR UPDATE

AS

INSERT INTO Personel_Log

(

LogTable_Id,

LogProcess,

LogDate

)

select Id,

‘UPDATE’,

GETDATE()

from deleted

 

Bu örnekte Personel tablosunda yapılan UPDATE’in loglaması mevcuttur. Loglamayı istediğiniz sahaları siz ayrıyetten ekleyebilirsiniz.

Soru sormak isterseniz twitter.com/Lacivert hesabıma mesaj atabilirsiniz.

Tagged with: [ , , , , , , , ]

İkinci Bilyoner Vakası

This item was filled under [ Futbol Şiddettir ]

Fenerbahçe Kulüp Müdürü Serkan Acar bilgisine başvurulmak üzere emniyete davet edildiğinde, kendisine yöneltilen sorulardan biri de, operasyon kapsamında tutuklanan Muhasebe Müdürü Tamer Yelkovan’la aralarında geçen telefon görüşmesi olmuştu.

Söz konusu görüşmede; Acar’ın “Havuz işi ne oldu” sorusuna, Yelkovan, “O konuyla ‘1 numara’ ilgileniyor. O da şimdi Eskişehir’de film çeviriyor” cevabını vermişti. Teknik takibe takılan bu görüşme, Savcı Mehmet Berk tarafından yürütülen soruşturmada ilginç bir rastlantıya sebebiyet verdi. Çünkü Yelkovan ile Acar’ın aynı sitede oturdukları, bu görüşmenin de site havuzundaki problem nedeniyle yapıldığı ortaya çıktı. İkilinin arasındaki görüşmede geçen ‘1 numara’ ise sitenin yöneticisi…

Bu yönetici kim mi? ‘Nefes’ filminin yönetmeni Levent Semerci… Semerci, 13 Mart 2011’de yapımına başladığı yeni filmi Ayhan Hanım’ın çekimleri nedeniyle o tarihte Eskişehir’deydi. Fenerbahçe’nin deplasmanda Eskişehirspor’la oynadığı karşılaşmanın tarihi ise 9 Nisan 2011… Tarihler arasındaki yakınlık, kişilerin Fenerbahçe ile olan bağları nedeniyle bu görüşme iddianameye girmişti.

İkinci Bilyoner vakası
‘1 numara’ vakası, akıllara şu olayı getirdi: Aziz Yıldırım’ın “Bilyoner’i kapatalım” sözleri “Maç bağlanmış, büyük bahis oynanmış” şeklinde yorumlanmış, ancak daha sonra, ‘Bilyoner’in İstanbul’un en gözde mekanlarından ‘Billionaire’ olduğu ve şampiyonluk kutlaması nedeniyle Fenerbahçe tarafından kapatıldığı ortaya çıkmıştı.

 

www.12numara.org

Tagged with: [ , , , ]

Başkan, Trabzon’da makara yaparken :)

This item was filled under [ Futbol Şiddettir ]

Fenerbahçe, Trabzon’da 2-0 önde. Şeref tribünündeki ölüm sessizliğini başkan bozuyor.